2009-07-12

Ufuk

Kılıcını doğan güneşe doğru kaldırdı. Gözlerini yakan ışığa aldırmadı. Koluna doğru yavaşça süzülen kana da. Gözleri, şafaktan tekrardan düşmanlarına döndü. Hem yerde olanları hem de saldırı için tetikte, ayakta duranları taradı gözleri. Bir an sanki dünya tüm seslerden arındı. Ufak bir anda olsa herkes aranan huzuru hissetti. Ama bir an sonrasındaysa şafağın öfke dolu çığlıyla Ufuk havayı elindeki kılıçla ikiye yardı ve koşarak ilk düşmanına ulaştı. Gecenin habis yaratığı daha ne olduğunu anlayamadan kılıç göğüs kafesinden içeri süzüldü. Ufuk, yaratığın etrafında dönerek kılıcını kurtardı. Cansız beden yere süzülürken, kılıç diğer iblisin de kanının tadına baktı. Doğan güneş cehennemden çekilip çıkartılan bu habis yaratıkları delirtmişti. Saklanacak bir yer arıyorlardı. Zihinlerine hakim olan panik onları ölümlerini vadeden kılıca yönlendirmekten başka bir işe yaramıyordu.

Hiç yorum yok: