Küçük bir kusur körükledi sönen alevi
Sanki yoktu; tozdu, zerreydi, hiçbir şeydi.
Fakat hasat geldi çattı alevlerin içinden
Bir baktım o an, ektiğim bir ben olmuştu;
Tüm varlığıma yayılan kara bir leke.
Varlığı küçük anlardaki neşeyi söktü,
Beni ben yapan anları lekeledi korkuyla,
Bir ben yarattı kendi yangınında çırpınan.
Açlığı, küçük anlarda saklanan hayatı tüketti,
Beni ben yapan anları lekeledi yalnızlıkla.
Güneşim nefret, oldu ben
Çiğnedi, tüketti beni
Tükürdü sonra kendi benine.
Zafer onun, kaçış yok
Diri diri yüzdü derimi
Fırlattı sonra bir kenara.
Zamanın çarkında öteden beri parladı alevi
Sanki daimiydi; bedendi, bendi, her şeydi.
Onu işleten zanaatı öğretti alevlerin içinden
Zeka bile bükük, eğildi önünde hep;
Yitti parça parça ona hükmeden karanlıkta.
İpler elimde sandım kendimi sarhoşluğuna bırakırken
Aklımda bir o vardı konuşan, nefes alan,
Bir ben yarattı benden, gözleri yangından ötesini göremeyen.
Yok oluşun arifesinde, aklımın efendisi taşıdı beni,
Bana fısıldayarak Güneşim olduğunu.
Ve bildim kazanan o,
Artık hayat o,
Güneşim nefret, oldu ben.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder