2011-12-19

Tek Boynuzlu Bir Atım


Tek boynuzlu bir atım.
Her gece rüyamda.
Yeni bir bedene bürünüyorum;
Belki de bir varlığı ele geçiriyorum.
Gökkuşağı alevler vücudumdan etrafa yayılıyor.
Gözlerimde öfke ve keder…
Derin derin soluyorum havayı,
Ciğerlerime dolan metan,
Ateşimi körüklüyor.
Koşmaya başlıyorum,
Bir kere başladım mı duramıyorum.
Beni kamçılayan bir efendi yok,
Aklım dışında.
Fakat yine de duramıyorum.
Hiç bitmeyen bir yolda,
Yavruağzı sema altında,
Engeller ve uçurumlar üzerinde
Koşuyorum.
Kulağıma fısıltılar ulaşıyor;
Değişiyor fısıldayanlar hep.
Tanıdık gibiler, ama aynı zamanda değiller de.
“Kan dökülecek…”
Bağırıyorum avazım çıktığı kadar.
Alevler öfkemle körükleniyor.
Kan kırmızı artık bedenim.
“Öfkeni kucakla…”
Önüme bir duvar çıkıyor, üzerinde bir keçi.
Kükreyerek yıkıp geçiyorum duvarı.
Engeller benim için değil çünkü.
“Nihayetine koş…”
Harabe şehirler artık önümde,
Zamanın yıkımı vurmuş her birine.
Aşina hiçbir şey kalmamış, yitmiş hepsi.
Gözlerim korkuyla büyüyor…
Çünkü artık söylemeseler de biliyorum.
Görüyorum.
Anlıyorum.
Ben tek boynuzlu bir atım bu gece.
Bir rüya değil, bir kabus.
Bir beklenti değil, bir son.
Çünkü sebep benim;
Ben ve benim sonu gelmez korkularım…

Hiç yorum yok: